Boğaziçi Köprüsü

Sevki_Silan_Gece_İst_Kopru_T1A9937

Milattan önce 513 yılında Pers Hükümdarı Dara, Boğaz’ın en dar yeri olan Anadolu Hisarı ile Rumeli Hisarının bulunduğu yerde gemileri yan yana dizdirerek bir köprü yaptırmıştı. Bu köprüden seksen bin askerini Boğaz’ın karşı yakasına geçirdi. Bu esasında köprü olmayıp sadece geçiş için kullanılan yüzen araçlardan yapılan bir geçitti.

Anadolu hakimiyetinden Rumeli topraklarına fetih için geçen Türkler Boğaz’ı rahat geçebilmek için köprü yapmayı düşünmüşlerdi. Yıldırım Bayezid’in yaptırdığı Anadolu Hisarı, Fatih Sultan Mehmed Hanın yaptırdığı Rumeli Hisarı, gelecekteki köprü yapımının bir ön hazırlığı idi. Fakat o gün için bu hisarlar Boğaz’ın giriş-çıkışını kontrol eden ve iki tarafta hakimiyeti sağlayan muhteşem kalelerdi.

Sevki_Silan_Gece_Kopru_1378 Sevki_Silan_Gece_Kopru_IMG_1671

 

 

 

 

 

 

 

Daha sonraki senelerde askeri bakımdan faydalı olacağını düşünenler, köprünün yapılmasını fiiliyata çıkaramadılar. Hatta İtalya’nın büyük ressamı Leonardo Da Vinci Boğaz’ın iki yakasını birleştiren açılır kapanır bir köprü yapımını o zaman Osmanlı Sultanı olan İkinci Bayezid’e teklif etmişse de yapım için teşebbüse geçiş olmadı. O zaman için köprü üzerinde durulmamasının esas sebebi Osmanlıların Akdeniz ve Karadeniz’de mutlak hakim olmalarıydı.

Aradan geçen uzun zaman ve Boğaz’a konan buharlı gemilerin çalıştırılması köprü fikrini tekrar gündeme getirdi. Boğaz Köprüsüne askeri bakımdan büyük ihtiyaç duyulmaya başlanmasından dolayı Sultan İkinci Abdülhamid Han “Bosphorus Railroad Company”ye köprü projesi hazırlattı. Hazırlanan projeye göre ahşaptan yapılacak, kuleleri bulunacak, geceleri ışıklandırılıp üzerinden demiryolu geçecekti. Fakat siyasi hadiseler ve tahttan indirilmesi, teşebbüsün tasarı halinde kalmasına
Cumhuriyet devrinde Boğaz’ın iki tarafından trafiğin fazlalaşması Boğaz Köprüsünün bir an önce yapılması gerektiği fikrine ağırlık kazandırdı. İlk ciddi teşebbüs 1953 yılında yapıldıysa da 1969 yılına kadar bu iş neticelenmedi. 1969 yılında Boğaz Köprüsü inşası “Hochtief-Cleveland” İngiliz-Alman firmasına ihale edildi. Asya ve Avrupa’yı birleştirecek, yüzyıllardır insanlığın hayalini gerçekleştirecek köprünün temeli, 20 Şubat 1970 günü devrin başbakanı Süleyman Demirel tarafından atıldı. Üç seneyi aşkın çalışmalardan sonra 30 Ekim 1973 günü beş yüz bin kişinin katıldığı muhteşem bir törenle açıldı. Bu büyük eser 39 ay 19 günde bitirilmiş ve çevre yolları dahil o zamanın parasıyla iki milyar seksen milyon liraya mal olmuştu.

Sevki_Silan_Gece_Kopru_MG_2182Sevki_Silan_Gece_Kopru_T1A0953

 

 

 

 

Dünyadaki yapılan asma köprüler, ayakları arasındaki uzaklığa göre sıralanır. Boğaz Köprüsünün ayakları arasındaki uzunluk 1070 metredir. Buna göre asma köprülerin arasında Avrupa’da üçüncü, dünyada yedincidir. Boğaziçi Köprüsünden önce gelen diğer köprüler şunlardır: İngiltere’de Humber Köprüsü (1410 m), New York’daki Verrazano Köprüsü (1298 m), San Fransisko’daki Golden Gate Köprüsü (1280 m), Michigan’daki Mackinac Köprüsü (1158 m), Japonya’daki Miami Bisanseto (1100 m). Boğaz Köprüsü’nün toplam uzunluğu 1560 metredir.

Ortaköy’deki kule temelleri için deniz seviyesinden 24 ve 17 m Beylerbeyi’ndeki kule temelleri için 5 ve 12 metre aşağıya inilmiştir. Ana kabloları taşıyan yüksek kuleler 165 metre yüksekliğindedir. Ana kablolar 58 cm çapında olup, 19 bükümlüdür. Kule ayakları tabanda 7×5,20 metre, tepesinde ise 7×3 metredir.

Avrupa’yı Asya’ya bağlayan “1. Boğaziçi Köprüsü”nün temeli Beylerbeyi ayakları şantiyesinde; 20 Şubat 1970’de törenle atıldı.
20 Şubat 1970: Temel atma töreni (Beylerbeyi)

Mart 1970’de Ortaköy ayaklarının kazısı başladı. Hemen ardından da Beylerbeyi ayaklarının kazısı başladı…
Mayıs 1971’de Ortaköy çelik kulelerinin montajına başlandı. Beylerbeyi kulelerinin montajına ise Temmuz 1971’de başlandı. 1972’nin Ocak ayında her iki çelik kule de yükseldi.
Kuleler tamamlanınca Ortaköy’den Beylerbeyi’ne kadar denizin yüzeyine, birbirine paralel; 2 adet kılavuz halat serildi ve bunlar kulelerden aynı anda çekilerek, ilk birleşim sağlandı (Ocak 1972).

Sevki_Silan_Gece_Istanbul_T1A0971 Sevki_Silan_Gece_Istanbul_T1A0876

 

 

 

 

 

 

Ardından, tellerin gerilim ve büküm işlemleri 10 Haziran 1972’de başladı ve köprünün açılışına kadar sürdü.
İtalya ve İngiltere’de hazırlanan, içi boş kutular şeklindeki 60 adet tabliyeyi oluşturacak olan paneller, demonte vaziyette denizyoluyla getirilerek, Göksu birleştirme şantiyesine bırakıldı ve burada montajları yapılmaya başlandı…

Tabliyeler; Köprü’nün üzerindeki trafik akışını sağlayacak olan yolu oluşturan, içleri boş ve her iki uçlarındaki dikey taşıyıcı halatlar yardımıyla, kulelerdeki gerili çelik halatlara salıncak gibi asılan ve birbirlerine lego oyuncakları gibi bağlanan, rijitleştirilmiş taşıyıcı bloklardı.

Aralık 1972’de ilk tabliye köprüye gerilen çelik halatlara, salıncak sistemiyle monte edilmeye başlandı. Kulelerin tepesindeki vinçler yardımıyla ve palangalar vasıtasıyla içi boş tabliyeler askı halatlarına bağlandılar. Tabliyelerin yukarı çekilmesine köprünün ortasından başlandı ve sırasıyla iki uca doğru eşit sayıda çekildi.

26 Mart 1973’de son tabliye de montajlandı. Ardından 60 adet tabliye birbirine kaynaklandı. Böylece, ilk kez yürüyerek Asya’dan Avrupa’ya geçildi…

Nisan 1973’de kauçuk alaşımlı çift kat asfaltının dökümüne başlandı.
1 Haziran 1973’de asfalt döküm işlemi tamamlandı.
Kulelerin altındaki geçiş noktalarına, köprüdeki genleşmeye uyum sağlaması amacıyla dönen-levhalar (rolling leaf) monte edildi.

Yaklaşım viyadüklerinin inşasına (Ortaköy ve Beylerbeyi üzerinden geçen) Şubat 1973’de başladı ve Mayıs 1973’de bitirildi.

8 Haziran 1973’de ilk defa araçla geçiş tecrübesi yapıldı.
… Ve Köprü 30 Ekim 1973’de törenle açıldı… (Cumhuriyet’in 50. Yıldönümü)

Sevki_Silan_Gece_Istabul_T1A9983 Sevki_Silan_Gece_Ietanbul_IMG_4106

 

 

 

 

 

Köprünün açıldığı gün halk o kadar yoğun bir ilgi gösterdi ki, onbinlerce kişi aynı anda köprünün üzerinde Asya’dan Avrupa yakasına doğru ve bir süre sonra da her iki yakaya doğru karşılıklı yürümeye başladı. Açılış şerefine araç yolundan da yayalara yürüme izni verilince, köprünün üzerinde yaya adımlarının çokluğu ve bu yoğunluğun homojen olarak köprünün tüm yüzeyine yayılması sonunda rezonans artışı had safhaya girerek, köprü salıncak gibi sallanmaya başlayınca, daha ilk günden köprümüz çökmesin korkusuyla, derhal yaya geçişine son verildiğini gazeteler günlerce yazdılar.

İlk 24 saat içinde; 28.126 motorlu araç köprüden geçti. Bu rakam; 402 araba vapurunun taşıyacağı araç adedine eşitti. Köprü 440 milyon liraya maloldu.

Köprüden yayalara (iki kenardaki yaya yollarından geçmeleri şartıyla) geçiş; 2 Mayıs 1974’de verildi (Geçiş ücreti 1 lira). Köprünün taşıyıcı ayaklarının (daha doğrusu kulelerinin) dördünde de yayaları yukarıya taşıyan dev asansörler mevcuttu ve yayalar bunları kullanarak köprüye çıkarlar, yürüyerek karşıya geçince de, yine buradaki kulelerin asansörlerini kullanarak aşağıya inerlerdi. Ancak köprüden aşağıya atlayanların sayısının artması yüzünden birkaç yıl sonra yayalara yasak geldi ve bundan böyle köprü, günümüze kadar yaya özürlü olarak hizmetine devam etti.

İlk yıllarda Boğaziçi Köprüsü’nün Beylerbeyi çıkışında, her iki yöne de karşılıklı olarak hizmet veren bilet gişeleri mevcuttu. Araçlar ve İETT otobüsleri, her geçişlerinde köprüye girmeden önce para öderlerdi. 1980’lerde Asya yakasından Avrupa yakasında geçişlerdeki  Beylerbeyi dönüş gişeleri kaldırılarak, geçiş ücreti 2 ile çarpıldı ve Avrupa yakasından Asya yakasına geçiş ücretine eklendi… Bu uygulamayı bir kazanç gibi gören bazı uyanıklar, ücretsiz geçip dönüşte arabalı vapurla geri dönmeyi denedilerse de, zamanaşımına uğradılar ve para tasarrufu da yapamadıklarından ötürü bayağı bir hayal kırıklığı yaşadılar…

Sevki_Silan_Boğazici_IMG_5935 Sevki_Silan_Boğazici_MG_7091

 

 

 

 

 

 

Uzunluk 1.071 metre, Genişlik 39 metre, Ayaklar Arası Uzunluk 837 metre, Yerden Yüksekliği 105 metre, Gemi Geçiş Yüksekliği 64 metre, Tamamlanma Yılı 1973

Boğaziçi Köprüsü, İstanbul Boğazı üzerinde Ortaköy ile Beylerbeyi semtleri arasında yer alan asma köprü. Avrupa ve Asya kıtalarını ayıran İstanbul Boğazı’ndan karşıdan karşıya geçişi sağlayan ilk köprü. Ortaköy ile Beylerbeyi arasındadır. 29 Ekim 1973’te zamanın cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından hizmete açılmıştır. Boğaziçi Köprüsü’nün yapımına 1970 yılında başlandı ve 29 Ekim 1973 tarihinde tamamlanarak hizmete açıldı. Köprünün toplam uzunluğu 1560 metre, iki kule arası uzunluğu 1073 metredir.Köprünün deniz yüzeyinden yüksekliği 64m.dir. Avrupa ve Asya kıtalarını ayıran Boğaz’dan karşıdan karşıya kolayca geçebilme fikri yüzyıllar boyunca çekiciliğini korudu. Bilinen en eski Boğaz geçişi M.Ö. 511 yılında gerçekleştirildi. İskit seferine çıkan Pers Kralı Darius’un 700 bin kişilik ordusu, gemilerin yan yana getirilmesiyle oluşturulan yüzer köprü ile Trakya’ya geçti. Mühendisler, Boğaz’ın bir köprüyle geçilmesi konusunda zaman zaman değişik projeler üretse de bunlar tasarı halinde kaldı. Örnek olarak 1940 yılında Nuri Demirağ’ın girişimiyle Türk muhendisler ve Amerikalı uzmanlar tarafından boğaz köprüsü projelendirilmiş ve bu işe talip olunmuştur ama o zamanki iktidar tarafından “boğaza köprü olmaz, yıkılır” diye bu teklif rededilmiştir. 20. yüzyıl’ın ikinci yarısında İstanbul’un hızla gelişmesi ve Avrupa-Asya arasındaki trafiğin artışı Boğaz’a köprü yapılmasını zorunlu hale getirdi. Bunun üzerine Boğaziçi Köprüsü tasarlandı ve 1970 yılında da yapımına başlandı ve 29 Ekim 1973 yılında tamamlanarak hizmete açıldı. Avrupa ve Asya ile sabit bağlantı olarak Türkiye ulaşım ağının çok önemli bir halkasını oluşturan köprüde, o dönemden bugüne beklenen trafik artışı beklenenin çok üstünde gerçekleşti. Köprünün ilk hizmete açıldığı yıl günlük ortalama araç geçişi 32 bin iken 1987’de bu sayı 130 bine, 2004 yılında ise 180 bine çıktı.1978’den beri yaya trafiğine kapalıdır.

Sevki_Silan_Boğazici_Panorama

Fotoğraflar : Şevki Silan

Kaynak : İnternet

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: